22.7.14

Buzdolabı Kullanımına Yönelik Pratik Bilgiler




Evimizin olmazsa olmaz beyaz eşyaları arasında en gereklilerinden biri hiç şüphesiz buzdolapları. Besinleri sakladığımız buzdolaplarında yiyecekleri saklamanın, doğru bir şekilde soğutmanın birkaç püf noktası var. Gelin bunlara bir bakalım;

Besinlerin dinlendirilmesi:  Etinizi bir gün öncesinden buzdolabında dinlendirebilirsiniz. Böylelikle etiniz daha yumuşak ve lezzetli olacaktır.

Ambalajlama: Gıdalarınızı buzdolabı için uygun olan folyo, streç film gibi malzemeler ile kaplayarak yerleştirin. Yiyeceklerinizin üstünü kapatırken içerisinde hava kalmayacak şekilde iyice sarın.

Alüminyum folyonun mat olan bölümü içte kalmalıdır. Parlak tarafı oksitlenebildiğinden yiyeceklerle temas etmemesi gerekir. Kapağı olmayan kapların ağzını çift kat folyo ile sarıp kenarına lastik geçirerek sağlam bir ambalaj yapabilirsiniz.
Dondurulacak paketlerin son kullanma tarihini muhakkak kontrol edin. Derin dondurucunuzda bulunan gıdalar, paketlerin sayısı ve depolandığı günü not ederek bu bölmedeki gıdaların takibini daha kolay sağlayabilirsiniz.
Gıdalarınızı streç film veya su geçirmez plastik sargı ile sararak hava almadan gönül rahatlığıyla dondurabilirsiniz. Ayrıca yiyeceklerinizi polietilen torbaya koyarak da güvenli bir şekilde donmalarını sağlayabilirsiniz.

Besinlerin çözdürülmesi
Besinleri çözdürmenin birkaç farklı yolu vardır. Çözdürme işlemi gıda maddesinin türüne ve hangi amaçla kullanılacağına bağlı olarak değişiklik gösterebilir.  Besinlerinizi oda sıcaklığında, buzdolabında, elektrikli fırında (fanlı veya fansız modellerde) veya Mikrodalga fırında çözdürebilirsiniz.

Gıdaların soğutulması:
Gıdalarınızı 2-3 °C sıcaklığa sahip soğutucu bölmesinde saklamalısınız.
Patates, soğan, sarımsak gibi gıdaların buzdolabında saklanması uygun değildir. Bu tip sebzeler serin, kuru ve karanlık yerlerde saklanmalıdır. Ancak baharat ve otları soğutucu bölmesinde saklayabilirsiniz.  Öğütülmemiş olanları ise 1 yıl kadar soğutucuda tutabilirsiniz.

Meyve ve sebzelerinizi, kesmeden ve yıkamadan sebzelik bölmelerine koymalısınız. Hava almaları için delik ve temiz poşetlerde saklamayı tercih edin. Siyah poşetler içinde saklamayı aklınızdan geçirmeyin.


Meyve ve sebzeleri ayrı bölmelerde saklamanız daha sağlıklı olacaktır. Kayısı, muz, armut gibi etilen gazı üreten meyvelerin, bu gaza karşı hassasiyeti olan brokoli, lahana, havuç gibi sebzelerle bir arada durmaması önemlidir.

Taze et, balık, tavuk ve şarküteri ürünlerini alır almaz buzdolabına koymalı ve dışarıda ağzı açık bir şekilde bırakmamalısınız.

Nemli gıdaları buzdolabının arka bölümüne koymamaya özen gösterin. Soğuk hava ile temas eden besinler donma ihtimaliyle karşı karşıya kalabilirler.  Bunun için nemli gıdalarınızı kapaklı kaplarda saklayın.

Yiyecekleri iyi bir şekilde soğutmak için soğutucu bölmesinde bulunan turbo fan ile dengeli bir sıcaklık sağlayan İki kapılı buzdolapları tercih edebilirsiniz.

Gıdaların dondurulması:
Gıda dondurucularının en az -18 °C veya daha soğuk bir ısıda olması gerekir. Taze gıdalar yalnızca 4 yıldızlı derin donduruculu buzdolaplarında dondurabilirsiniz.
Sıvı gıdalar donma esnasında 1/10 oranında genişleyeceği için kabı sonuna kadar doldurmayın. Donduracağınız yiyecekleri öncesinde soğutucuda bir müddet soğutmanızda fayda var. Dondurulmuş gıdaları çözdürdükten sonra bir daha dondurmayın.

Önceden dondurulmuş gıdalarla yeni dondurulacak gıdaların birbirine değmemesine özen gösterin.
Çok fazla, büyük boyutlu yiyecekleri aynı anda dondurmayın. Yiyeceklerinizin tazeliğini koruyabilmek için mümkün olduğunca hızlı dondurmaya dikkat edin.  

14.7.14

Benim lezzet yardımcım Pakmaya pişirme yardımcıları... Size de öneriyorum!


Biz hanımlar sevdiklerimize en iyisini sunmak isteriz. Onları düşündüğümüzü, en güzelini sunarak göstermeye çalışırız... Aileme, sevdiklerime, dostlarıma tatlı-tuzlu lezzetler hazırlarken ben Pakmaya Pişirme Yardımcıları kullanıyorum. Çünkü arkasında 40 yıllık deneyim ve dünyanın 130'u aşkın ülkesine ihracat güveni var. Maya başta olmak üzere hamur kabartma tozundan, şekerli vaniline... kakaodan, pudra şekerine... pirinç unu, buğday nişastası, mısır nişastası, enfes sosları ve krem şantisi ile Pakmaya el emeğimi, becerimi taçlandırıyor. Kekler, kurabiyeler, tartlar, pastalar, poğaçalar, geleneksel tatlıların görünümü, lezzeti Pakmaya ile bir başka oluyor.



Pakmaya sunduğu enfes tariflerle de benim lezzet yardımcım. www.mutfaginyildizi.com’da birbirinden lezzetli tarifler sizi bekliyor. Açıkçası ben www.mutfaginyildizi.com’a bakmadan mutfağa girmiyorum. En son Krema Vişne Sos Eşliğinde Lor Tatlısı tarifini denedim, bayıldım. Eğer siz de bu Ramazan iftar sofralarımı neyle taçlandıracağım, bayramda misafirlerimi nasıl şaşırtacağım diye düşünüyorsanız hiç üzülmeyin: Pakmaya, zengin ürün çeşitleri ve www.mutfaginyildizi.com’daki tarifleriyle sizin de vazgeçilmeziniz olacak. Mutlaka ziyaret edin.



Hünerli hanımlar... size de tavsiye ediyorum; Pakmaya ile "Mutfağın Yıldızı" olun, sevdiklerinizin gözlerinde mutluluk pırıltıları yaratın... Pakmaya kalitesi, lezzetiyle bol bol "eline sağlık" teşekkürü alın.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

1.7.14

PRATİK ÇITIR BUZLUK BÖREĞİ



Börek çeşitleri biz hanımların davet masalarının,pazar kahvaltılarının olmazsa olmazıdır...:)

Her hanımın kendine göre mutfakta favori bir böreği mutlaka vardır..
Bizim favoriler biraz çeşitli,neden derseniz.?
Farklı lezzetleri sizlerle buluşturmak için,doğaçlama tarifler denenir,tadılır,uygun görülürse sizlerle paylaşılır.:)

Geçtiğimiz günlerde buzluğa konulan böreklerden çokça memnun kalınınca,hemen yenileri yapılır ve sizler için görsellenir...
Pratikliği ile bu börek inanın favoriniz olacak...
Ani gelen misafirlerinize,canı börek isteyen kuzucuklara en kolayından hazır halde beklesinler sizi buzlukta..;)
Çayınız demini alıncaya kadar çıtır çıtır börekleriniz hazır bile...;)

Bizim evde iki börek türü çokça yapılır genelde...
Evin beyi çıtır börekleri daha çok seviyor, onun favorisi budur..
Evin prensesi de, YALANCI SU BÖREĞİNE bayılır.ikisi de oldukça pratik..
Şiddetle tavsiye olunur...
:)



Sizlerde bu böreği geniş zamanlarınızda sarıp buzluğunuza atabilirsiniz...
Kesinlikle çok seveceğiniz bir börek tarifi bu...

Gelsin bakalım malzemeler

Malzemeler


  • 6 adet yufka
  • (harcı için)
  • 2 yumurta
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 3 yemek kaşığı tepeleme yoğurt
  • bir fiske tuz
(İç malzemesi için beyaz peynir ve bir tutam maydanoz)

Hazırlanışı
  1. öncelikle harcını hazırlıyoruz böreğimizin.tüm malzemeyi karıştırma kabına koyup homojen bir kıvam elde edene kadar karıştırıyoruz.
  2. yufkamızı tezgaha serip üzerine hazırladığımız harçtan sürüyoruz ve üzerine ikinci yufkayı yayıyoruz.ikinci yufkaya da harçtan sürüp,önce dörde bölüyoruz yufkamızı ve sonra eşit bir şekilde 16 parça elde edecek şekilde tekrarlıyoruz bu dilimleri.(umarım anlaşılmıştır.sigara böreği sararken kestiğimiz dilimler gibi,ama 16 parça elde etmeliyiz.küçük görünmesin gözünüze çünkü kenarları içe katlanmadığı için pişince puf puf kocaman börekleriniz oluyor..)
  3. 16 eşit parçaya ayırdığımız yufkamızın geniş kısmına  iç harc koyup rulo yapıyoruz görselde ki gibi.hazırladığımız börekleri arzu ederseniz hemen veya buzluğa koyup gerektiğinde çözünmesini beklemeden ısıtılmış fırında 180 derece kızarana kadar pişiriyoruz.
Afiyet ve huzur dolu günlere....:)


22.6.14

İşte Stres Altında Bile Pozitif Kalabilirsiniz

Çalışma hayatının her gün biraz daha stresli hale geldiği doğru. Stresin iş başarısını engelleyen en önemli nedenlerden biri olduğu da iyi biliniyor. İş hayatında stres bir ölçüye kadar faydalı bulunuyor fakat o ölçüden fazlası da iş ilişkilerini bozuyor, dikkati dağıtıyor, verimi azaltıyor, başarısızlığa sebep oluyor. Tüm bu olumsuzluklar üst üste gelince ister istemez sosyal hayatımız da etkileniyor.

Bu  nedenle iş yeri kaynaklı stresi azaltmanın bazı yolları var. Benim de çok kullandığım ve etkili yollardan biri olduğuna inandığım yöntem ise; strese girdiğim anlarda ufak molalarlar birlikte derin derin nefes alıp vermek. Bu işlemi arka arkaya 5-6 kez tekrarladığımda fark edilir bir rahatlama hissediyorum.

Geçtiğimiz günlerde yine stresli bir anda bu yöntemle rahatlamaya çalışırken çalışma arkadaşımın masasında granini meyve suyu şisesinin üzerine iliştirilen şöyle bir mesaj gözüme çarptı; “Sen olduğun gibi mükemmelsin.” Bir anda pozitif düşünmenin çok işe yaradığını fark ettim. Sonra kendi kendime dedim ki; nefes egzersizleriyle birlikte kendimizi bu şekilde motive edebilir, içimizdeki potansiyeli dışarıya çıkarabiliriz.



Benim kartımı sizlerle paylaşıyorum.

Kendi pozitif mesajınız için granini facebook sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

https://www.facebook.com/graniniTurkiye

Bir boomads advertorial içeriğidir.

12.6.14

TAHİNLİ KURABİYE NASIL YAPILIR...?



Uzun uzun tarifi olmayan pratik ve tadı ile göz dolduran lezzetlerden yana oldum hep..:)

Çalışan hanımlarımız düşününce bu tarz tariflerin ağırlıkta olması gerektiği kanaati beliriyor bende..
İşten gelmiş yorgunsunuz,ama canınız çayınızın yanına pratik bir şeyler yapmak istiyorsa,hemen hiç düşünmeden bu az malzemeli,lezzet toplarını yapın ve atın fırına....

Çayınız demini alıncaya kadar un kurabiyesi kıvamında,tahin helvası tadında dışı yumuşacık içi kıyır kıyır kurabiyeleriniz hazır ve nazır efenim...;)

Dün akşam çok ısrarlı tarif isteyen arkadaşlarıma ve takipçilerime gelsin bu kurabiyenin tarifi..


Bu kurabiyenin pratikliği kadar malzemesinin az oluşu da cezbetmiştir beni hep...

O var mı bu var mı derdi yok.:) tahin varsa tamamdır...:)
Gelsin bakalım bu enfess kurabiyenin tarifi...

Malzemeler

  • 1 su bardağı beyaz tahin
  • 1 çay bardağından bir parmak eksik sıvı yağ
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • aldığı kadar un ..((kontrollü eklenecek,en önemli püf noktası bu)) (yaklaşık 2- 2.5 su bardağı kadar)


Hazırlanışı

  1. öncelikle tahini ve sıvı yağı pudra şekeri ile iyice karıştırıyoruz.
  2. sonrasında kabartma tozu vanilya ve kontrollü bir şekilde ununu ilave ediyoruz.
  3. hamurun kıvamı ne çok katı ne de çok cıvık olacak.ele yapışmayacak şekilde olmalı.
  4. hamurdan cevizden az küçük parçalar koparılıp fırın tepsisine diziyoruz.175 derece ısıtılmış fırında 20 - 30 dakika pişiriyoruz.fırından çıkınca hemen tepsiden almayın,ilk sıcaklığı çıkınca saklama kabına alın ki,dağılmasınlar..(çok fazla üzerileri kızarmayacak,lütfen dikkat)
Afiyet şifa olsun...!

9.6.14

BU HÜRRİYET ÇOK ''SOSYAL'' !

Hurriyet.com.tr geçtiğimiz günlerde yeni bir projeyi takipçileri ile buluşturdu. Bu proje aslında Hürriyet markasını çok daha sosyal bir hale getiriyor, Hürriyet’i sadece bir haber sitesi olmaktan çıkarıp dijital dünyanın hızı ve etkileşimini kucaklayan bir sosyal platforma dönüştürüyor.

Öncelikle Hürriyet Sosyal’e üye olmanız  gerekiyor. Aslında bu üyelik bu sosyal dünyaya giriş anahtarınız. Sonrasında bu anahtarla giriş yaptığınız dünyayı ne kadar aktif kullanacağınız size kalmış. Bir blog yazarı olarak blogumdaki içerikleri hürriyet sosyal takipçileri ile buluşturabiliyor, günün bana göre dikkat çeken haberlerini bu platformdaki takipçilerimle buluşturabiliyorum. Düşünsenize, hurriyet.com.tr ‘de kendi haberlerinizi paylaşabileceğiniz bir alan daha sizi bekliyor!

İlgi alanınıza göre kategorileri belirleyebiliyor ve bu sayede sizi gerçekten ilgilendiren gelişmeleri çok daha hızlı bir şekilde öğrenebiliyorsunuz. Bir müzik bloggerı olarak bu özelliği şüphesiz ağırlıklı olarak kültür sanat kategorisinde kullanıyorum. İlginizi çeken ve ‘’ben de bir yorum yapayım’’ dediğiniz haberleri de hashtag’lerle paylaşabiliyor diğer kullanıcılar ile tartışabiliyorsunuz. Bu hürriyet sosyal’in bir başka artısı şüphesiz.



Ancak bana göre, bu projenin en keyifli yanı Hürriyet yazarları ile çok daha hızlı bir şekilde iletişime geçebiliyor olmanız ve onlarla ciddi bir etkileşimde bulunabilmeniz. Yazarlar bu platformu sadece haber linklerini paylaşmak için kullanmıyor, sosyal medya platformu gibi anlık düşüncelerini paylaşmak için de kullanıyor. Bu sayede yazarları yazıları dışında anlık iletileri de daha yakından tanıyor ve onlardan haberdar olabiliyoruz.

Hürriyet sosyal, habercilikte net olarak yeni bir dönemin başlangıcını yapıyor. Okuyucuyu, sadece okuyucu olmaktan çıkarıyor, yazan, tartışan bir katılımcı konumuna getiriyor.

Şimdi Hürriyet’in Sosyal dünyasını daha yakından tanıma zamanı…

4.6.14

Buzdolabı Makinesi Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?



Beko, web sitesinde yer alan “buzdolabı satınalma rehberi” ile yeni bir buzdolabı alacaklar için faydalı bilgiler paylaşıyor. Beko web sitesinde yer alan buzdolabı satın alma rehberinde ön plana çıkan bilgiler şu şekilde;
·         Buzdolabınızda buz çözdürme işlemi yapmak istemiyorsanız, No-Frost modelleri tercih etmelisiniz.
·         Dondurulmuş gıdaları sıklıkla tüketiyorsanız, geniş dondurucu hacmi olan kombi buzdolaplarını tercih edebilirsiniz.
·         Kalabalık bir aileyseniz ve ağırlıklı olarak taze sebze-meyve tüketiyorsanız, 75 cm ve daha geniş No-Frost modeller arasından seçim yapabilirsiniz.
·         Soğuk su tüketiminiz fazlaysa, su pınarlı modellere göz atabilirsiniz.
·         Buz tüketiminiz fazlaysa, otomatik buz makinalı modeller tam size göre.
·         Taze sebze-meyve tüketiminiz fazlaysa, nem kontrollü sebzeliği olan modelleri tercih edebilirsiniz.
·         Meyve ve sebzelerinizi hemen tüketemeyip buzdolabında uzun süre muhafaza etmek istiyorsanız, nem kontrollü sebzeliği olan modelleri tercih ederek besinlerin daha uzun süre taze kalmasını sağlayabilirsiniz.
·         Dondurucu bölmede uzun süreli saklama yapıyorsanız, derin dondurucular tam size göre.
·         Enerji verimliliği sizin için önemliyse, A++ ya da A+ modeller arasından seçim yapabilirsiniz. A+ enerji sınıfına sahip bir buzdolabı; A sınıfına göre en az %20, A++ enerji sınıfına sahip bir buzdolabı ise, A sınıfı buzdolabına göre en az %40 daha verimlidir.
·         Eğer buzdolabınızın soğutucu ve dondurucu bölmelerinin sıcaklıklarını kolaylıkla istediğiniz sıcaklığa ayarlamak istiyorsanız, elektronik göstergeli modelleri tercih edebilirsiniz.
·         Soğutucu bölmede uzun süre peynir, salam, sucuk gibi şarküteri ürünleri saklıyorsanız, sıfır derece bölmesi olan modellere göz atınız.
·         Kötü koku oluşumunu engellemek için, koku filtreli modelleri tercih edebilirsiniz.
·         Daha hijyenik bir kullanım sağlamak istiyorsanız, bakteri oluşumunu engelleyen antibakteriyel katkı maddeli iç gövde, conta ve saplı modelleri tercih edebilirsiniz.
·         Gıdalarınızın daha uzun süre taze kalmasını istiyorsanız, Mavi Işıklı modelleri tercih edebilirsiniz.

Beko buzdolapları ve derin dondurucuları hakkında detaylı bilgi için Beko web sitesini www.beko.com.tr adresinden ziyaret edebilirsiniz.

28.5.14

ANTALYALI BLOGGERLAR BULUŞMASI...:)



Suyu döven değirmenin sesinde
Dolanıp akan dere, çuvala dolan un.


Beraber bölüşülen ne çok demler var…
Mutluluk saçar günü mayalayan sevgi...


Geleceği kınalayan pembe düşlerle
Sil baştan yaşama, tutunmaya merhaba…


........................................................
.............................................................

Ne hoş söylemiş şair değil mi;
İşte böylesine güzel,böylesine huzurlu böylesine ahenkli hoş bir atmosferde buluştuk biz Antalyalı Blog Yazarları...:)

Değirmenimiz yanı başımızda çağlayan misali suyunu çağıldatırken...

Kuş cıvıltılarılarına karışmış şen gülücükler...
Nefiss ötesi kurulmuş kahvaltı masaları ....
Ve yüreklerinden kopan,kocaman tebessümleri ile insanın içini ısıtan cann arkadaşlarım ...!



Şimdi ben sussam görseller konuşşa aslında ne hoş olurdu değil mi.:)
Ama nerdee,...!
Heyecan ve muhabbettten resim konusunda bu defa tedariksiz yakalandım..:(
Arkadaşları objektiflerinden paylaşımlarımla kısa kısa işte günümüzün özeti...;)

Bu buluşmamıza atfen bu harika afişi hazırlayan tatlı arkadaşım Tuba,ya teşekkür ediyorum....:)

Günümüze bahar misali renk kattı afişi ile...

O gün tatlı bir heyecan ile ne yedik ne içtik hiç farkında değilim.:)
Bildiğim tek bir şey var,bu işletme işini gerçekten çok iyi yapıyor..:)
Atmaca misali sürekli hizmete hazır personeli,harikulade ikramları  ile lezzet rüzgarı estirdi o gün masalarımızda....:)

KIZLARRR...! İLK FIRSATTA TEKRAR GİDELİM NE OLUR..:)



Görsellerimizde baş köşede afişimiz.:)

Bu buluşmamızda şunu farkettim ben,biz günden güne çoğalan kocaman bir aile olmuşuz antalyalı blog yazarları olarak.:)   (bakınız ilk buluşmamız..:))


2. buluşmamızda yeni arkadaşlar katılmış aramıza.:)   (tık tık..2. BULUŞMAMIZ..:))


Finaldeki buluşmamızda toplamda 35 blog yazarı o gün bu özel güne teşrif ederek günümüze renk kattı.:) 
Yepyeni arkadaşlar,yepyeni yürekler tanımak çok özel ve güzeldi doğrusu...:)

Taa İstanbulardan bizlerle tanışmak için gelen Yağmur,um..;)
Seni unuttum sanma..:)



O günün heyecan ve güzelliği resimlerde ki coşkudan da belli oluyor değil mi..:)

Esasen her bir arkadaşım ile birer kuple sohbet ederken,resim çekimleri ikinci planda kaldı genelde..:)
Aslolan onca güzel anıyı hatıra defterimize koyabilmekti bence ve bunu başardıkta...:)




Aslında bu özel günü uzun uzun anlatmak yazmak satırlara sığdırmayaa çalışmak isterdim,ama vaktimin az oluşu ile özetleyerek geçiyorum..

Bu buluşmamızda,bizlerere sponsor olarak ürünleri renk katan tüümm firmalara kendi adıma teşekkürü bir borç bilirim...




Her bir firmanın harika paketlerden oluşan ürün yelpazesine mutfagımda kullandıkça sayfamda yer vereceğim inşallahh...



Etkinliğimize katkıda bulunan tüm firmalara, bu firmalar ile iletişim için emek harcayan tüüm arkadaşlarıma tek tek teşekkürü bir borç bilirim...

Bu özel ve güzel güne emeği çok çoook çoookkk fazla geçen NURSEVİN ablama ve NERMİN ablama çok teşekkür ederim.
O kadar çok koşturdular ki,kusursuz bir etkinlik olsun diye emekleri yadsınamaz derece çok fazla...
TEŞEKKÜRLERRR SONSUZZ KEREE..:)

İnşalah çok yakın zamanda tatlı telaşları az ve öz olan,muhabbetin dibine vurabileceğimiz bir buluşmaya daha imza atabilmek dileği ile..:)

Hepinizi seviyorumm vesselam..;)

26.5.14

ÇİLEK REÇELİ NASIL YAPILIR?



Uzun uzun aralardan hiç hoşlanmasam da,bir de bakmışım sayfama uğramayalı aylar oluvermiş nerede ise...

Affınıza sığınarak,harika bir çilek reçeli tarifi ile geldim bugün sizlere...:)
Çileğin her haline hayran biri olarak mevsimi gelince miss gibi kokulu çileklerden reçel stoğu yapanlardanım bende...
Her türlü ev yapımı reçeli çok seven çekirdek ailemin favorisi çilek reçeli...

Yapım aşamasında ki kolaylığı,pişerken evinize yaydığı o hoş rayihası ve harika lezzeti için mutlaka çilek reçelini yapıp sevdiklerinize sunmalısınız...

Uzun uzun tarifi de yok bu enfes reçelin,oldukça pratik..

En pratik hali ile çilek reçeli nasıl yapılır,yapım aşamasında püfleri nelerdir,dilimin döndüğünce tek tek anlatmaya çalışacağım şimdi sizlere...
:)


Öncelikle çilek reçelinde şu husus lezzeti için çok önemli bir faktör bence...

Bildiğiniz üzere,artık nerede ise her mevsim suni ortamlarda çilek yetiştiriciliği yapılıyor.
Ama benim tavsiyem,çilek reçelini,nisan yada mayıs ayı içerisinde yetişen çileklerden yapmanızdır..
Kokusu lezzeti ve olgunluğu ile daha güzel bir reçele sahip olursunuz,benden söylemesi..:)

Miss gibi kokan kıvamı ve lezzeti yerinde bir çilek reçeli için buyrun tarife...



MALZEMELER

  • 1 kg çilek (reçellik sert ve minik olmalı)
  • 1 kg toz şeker (yaklaşık 4 su bardağı)
  • 1 çay kaşığı limon suyu veya limon tuzu
  • 1 tatlı kaşığı tereyağı (ateşten almaya yakın kullanılacak)
HAZIRLANIŞI
  1. Öncelikle çilek alırken erimiş ve zedelenmiş olmayanlarını tercih etmeliyiz ki reçelimiz daha lezzetli olsun...aldığımız çilekleri geniş delikli bir kevgir içerisinde zedelemeden bir kaç kez yıkamalıyız ve suyunun akması için kevgir içerisinde biraz bekletmeliyiz.
  2. Kuruyan çileklerin saplarını elimiz ile kopartarak (bıçak değdirmeden) temizlemeliyiz
  3. Temizlenen çilekleri,bir tencereye alıp üzerine şekerini ilave ediyoruz ve kısık ateşte (en küçük ateşte) hiç su ilave etmeden kendi suyunu salmasını bekliyoruz.suyunu salan çilekleri harlı ateşe alış 10 dakika kadar kaynatalım.bu esnada köpüklenme olursa,kevgir yardımı fazlasını alalım.
  4. Kaynayan ve yumuşayan çileklerimizi,bir kevgir yardımı ile başka bir kaba alalım.ateşte kaynamaya devam eden sulu kısmın altını kısalım ve kısık ateşte kıvamını alıncaya kadar (yaklaşık 25-25 dakika) kaynatalım.
  5. Kaynayıp kıvamını alan sulu kısma çileklerimizi tekrar ekleyelim.limon suyunu ve tereyağını ilave edip ateşten indirelim.
  6. Reçelinizin daha uzun süre dayanması ve ışıl ışıl berrak olması için bir gün boyunca üzerine örteceğiniz ince bir tülbent veya bone eşliğinde güneşlendirmenizi tavsiye ederim...
  7. Reçelinizi ağzı muntazam kapanan cam kavanozlara alıp,buzdolabında muhafaza edebilirsiniz.
Reçel tadında harika bir hafta dileğimle....:)

Sevgiler